Yeni yıl yeni yıl yeni yıl
benden şeyler. öyle şeyler. gereksiz şeyler. unutmak istemediğim ama gereksiz şeyler. can sıkıntısı şeyleri
Aralık 31, 2011
Aralık 28, 2011
Aralık 26, 2011
Aralık 24, 2011
Aralık 19, 2011
Künt_
http://kuntmuzik.bandcamp.com/album/at-da
Bildiğim kadarıyla, Bilgi Üniversitesinden bir grup insan; videosunu, düzenlemelerini, her ne varsa tüm olayları kendileri üretiyorlar. çok iyi
Bildiğim kadarıyla, Bilgi Üniversitesinden bir grup insan; videosunu, düzenlemelerini, her ne varsa tüm olayları kendileri üretiyorlar. çok iyi
Aralık 18, 2011
MİMARLIK KONULARI DERSİNDE VERİLEN, BİRBİRİNDEN ALAKASIZ GİBİ DURSA DA BEN ONLARI İLİŞKİLENDİRMEYE ÇALIŞTIM, 3 KONU VE BUNUN FİLMLEŞTİRİLMESİ.
KONULAR SOYUTLANARAK, AYNI ŞEYE FARKLI RİTİMLERLE VE AÇILARLA AÇIKLANMAYA ÇALIŞILMIŞTIR.
NEYSE ÇOK ESKİDE KALMIŞTI ASLINDA BUNLAR AMA ÇIKARDIM SANDIKTAN
Aralık 15, 2011
Aralık 11, 2011
bu aralar top 5
bonobo- andreya triana, keeper
elsiane, vaporous
kimbra, plain gold ring
kareb souza, do you really want to hurt me
sade, ordinary love
Aralık 01, 2011
Kasım 30, 2011
Kasım 13, 2011
Kasım 10, 2011
ekran alıntıları_4
Ekim 31, 2011
Ekim 23, 2011
Avishai Cohen Konseri
Leonard Cohen'den sonra en sevdiğim Cohen, Avishai Cohen. Bugün Akbank Caz Festivali kapsamında, konserine gittik. Avishai Cohen'i geçtim, piyanist Omri Mor, baterist Amir Bresler
genç yaşlarına rağmen tam bir efsane yarattılar. Neyse çok iyi geldi.
Ekim 22, 2011
Ekim 20, 2011
Ekim 19, 2011
Ekim 17, 2011
Ekim 13, 2011
Sabahları seviyorum, geceleri de seviyorum. Teddy Cruz ve Jonathan Tate'in konuşmasını da seviyorum. Her gün böyle sevgi dolu olmak istiyorum. Şimdi saat 2 ya, 2 saat sonra muhtemelen bu taşmada eksilmeler olmaya başlayacak; sabah uyanamayınca durum tamamen tersine dönecek.
What is your scenario about your life? Is that loop? The past is not composed of isolated moments. Ne alaka şimdi bu.
Mayıs 11, 2011
breathe, breathe in the air.
don't be afraid to care.
leave but don't leave me.
look around and choose your own ground
for long you live and high you fly
and smiles you'll give and tears you'll cry
and all you touch and all you see
is all your life will ever be.
run, rabbit run.
dig that hole, forget the sun,
and when at last the work is done
don't sit down it's time to dig another one.
for long you live and high you fly
but only if you ride the tide
and balanced on the biggest wave
you race towards an early grave
don't be afraid to care.
leave but don't leave me.
look around and choose your own ground
for long you live and high you fly
and smiles you'll give and tears you'll cry
and all you touch and all you see
is all your life will ever be.
run, rabbit run.
dig that hole, forget the sun,
and when at last the work is done
don't sit down it's time to dig another one.
for long you live and high you fly
but only if you ride the tide
and balanced on the biggest wave
you race towards an early grave
Mayıs 10, 2011
Bruce Mau'nun da dediği gibi, ben de diğer insanların uyuduğu saatte uyumak istemiyor, özgürce hareket etmek, özgürleşmeye başladığım anda da bunun farkına varmamalarını istiyorum. Sahneye çıkıp dans eden kız olmak değil; kenarda takılıp, uzaktan görebilen olmak, çoğu zaman da susmak istiyorum. İnsanların tüm o tantanalarına karşı; bir şeyi yaptıklarında ya da yapmadıklarındaki olayları dillendirmek yerine, susmak; bir şey yapmayıp yapmadıklarının üzerine konuşmak değil, yapıp susmak istiyorum.
Mart 11, 2011
Anadolu'nun isyanı videosunu uzun süre önce görmeme rağmen, henüz izledim ve izlerken ağladım. Bir ülkenin halkının yöneticilerinden daha ileriyi görerek baktığı bir toplumun geleceğini, karar verme yetkisini elinde bulunduran mercinin kararlarının sonuçları açısından düşünemiyorum. Bu topraklarda uzun yıllar yaşamış olmanın verdiği tecrübe ile de doğa- insan birlikteliğinin, hangi koşullar altında uyumlu bir biçimde devam edebileceği deneyimiyle, halk buna karşı çıkıyor; ama burada sorun şu ki, istediğimiz kadar bağıralım, kimse bizi duymuyor; duysalar bile, tepeden inme bir yönetim anlayışıyla durumdan daha kötü duruma götüren muhteşem bir çözüm bulunmuş oluyor. En iyisi susmak mı?
Mart 08, 2011
O kadar kar yağıyor ki swiss otelin 20 yıl yazısı dahi gözükmemekte, boğazı görmek zaten mümkün değil, hareketli bir sis kümesi, inanılmaz bir rüzgar sesi, bir an pencere menteşelerinden çıkacak diye korkmaktayım. Biraz önce azıcıkta olsa içmiş olduğum şarabın lezzeti ve dışardan pencerenin, kanat ve kasasının arasındaki boşluktan sızan soğuk hava, bana kendimi iyi hissettirdi.
Mart 06, 2011
Mart 02, 2011
Kalemi yanlış tutuyor olduğumu, 2 sene önce farketmiş olan ben hala, diğer insanlar gibi mi tutmalıyım, ki iki parmak arasında tutmak resim yaparken daha özgür kılıyor, yoksa hep tutmakta olduğum gibi mi tutmalıyım karar aşamasındayım. Bir türlü kalemi nasıl tutmam gerektiğine karar veremiyorum. Mimarların yazısı karakterinin çok şey demek olduğunu bildiğimden, bu kalemi tutupta eskizi yapan eli kıskanmıyor değilim.
Şubat 20, 2011
'Zevi holds that a geometrical space is animated by gestures and actions of those who inhabit it.
.....'Zevi considers that the visual conception of space rests upon bodily component which the trainde eye of the expert observer must take into account. Zevi's book brings this 'lived' aspect of spatial experience, which thanks to its corporal nature has the capacity to incarnate into the realm of knowledge, and hence of 'consciousness' without ever entertaining the idea that such a bodily component of optical (geometrico-visual)space might put the priority of consciousness itself into question.'
'Thirdspace as lived space is portrayed as multisided and contradictory, oppressive and liberating, passionate and routine, knowable and unknowable. It is a space of radical openness, a site of resistance and struggle, a space of multiplicitous representations investigatable through its binarized oppositions but also where there are always 'other' spaces heterotopologies, paradoxial geographies to be explosed.'
Architecturally Speaking-
Şubat 16, 2011
Ocak 25, 2011
Ocak 15, 2011
Elime geçen Eylül 1994 tarihli Tasarım dergisinde Nevzat Sayın şöyle yazmış İstanbul için
'' 'Bugün 4 milyon nüfusu barındıran İstanbul metropolünün 20 yıllık bir dönem sonunda en az 6,9 milyon kişilik bir yerleşmeler bütünlüğü haline geleceği; ülke ve bölge genelinde yeni büyük yerleşme merkezleri yaratılmazsa nüfusun 9 milyona belki daha fazlaya çıkacağı hesaplanmış bulunuyor' Turgut Cansever 1976 tarihli bir yazısı böyle başlıyor'' diyor.
Sonrasında ....... 'Her yıl 500.000 kişi İstanbul'a geliyor. Bu 10 yıl içinde 5.000.000 kişi demektir çok kaba bir hesapla.'
Ocak 14, 2011
1 annem de facebook sayfası açmış ya kendine. ben zaten bir türlü ait hissedemediğim facebook'a iyiden iyiye dahil olmam. :)
2 İKSV Ez3kiel konseri çok lezizdi; hardcore, metal, electronic, dub, rap, hepsi vardı; ama bunca şey tek bir şeye dönüşebilmişti. Basçıları ve bir kaç isim daha, hazırladıklar:ı görseller, sunum artık ne denebilirse, müziği bile unutturup ki bu aslında olanaksız, öylece ekrana bakmanıza sebep oluyordu. Çok iyidi.
Ocak 11, 2011
Ocak 09, 2011

Candaş Şişman'ın portfolyosundan Wax Tailor albüm kapağı. enfes. şehirden kaçan adam demek istiyorum buna.
Wax Tailor'a ulaştığımda mı Candaş Şişman'a ulaştım; yoksa acaba bu ismi Bilgi Üniversitesi öğrenci sergilerinden birinden mi hatırlıyorum, hatırlayamıyorum.
Neyse son bir kaç gün için planlarım, projeme yoğunlaşmak:) sonrasında finallere girmek, sonrasında arada Frida sergisini gezmek, sonrasında, Ez3kiel konseri var (özhan'la gideceğiz, bunca ertelemelerden sonra)
sonrasında, ne var bir şeyler olmalı...buraya daha çok yazmalıyım. düşüncelerimi toparlıyorum. gördüklerimi de.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



