Kasım 26, 2010

İstanbul Modern'de Kutluğ Ataman


İstanbul Modern Hüseyin Çağlayan'dan sonra Kutluğ Ataman'ı ağırlıyor. Sanatın disiplinlerarasındalığını, artık sanat denen üretimin, resim ve heykeli kapsayan 'Güzel' sanatlar denilen alandan koptuğu, manifestonun, düşüncelerin öneminin gösteriminin, 1. dünya savaşından beri avrupalı ve amerikalı sanatçıların rahatsızlıklarının dolayında bu yönde gelişmiş çağdaş sanatın ürünlerine şehrin içinde yeniden yaşayarak tanık olmak, yeniden düşünmek, Türkçe düşünmek, algınızı ve düşüncenizin içselleştirilmesinin derecesini etkiliyor.
Kutluğ Ataman işleri, tamamıyla kimlik üzerine, insan ve duyguları odaklı. Sanatın duygulara odaklı olmasının yanında; eğer tanımlamak gerekirse, duygu derken, özümüz bizi biz yapan duygular, belki biraz içgüdüsel olduklarından ve bunun yaşamımızdaki yansımalarından, bu yansımanın, 'başkalarından' ayrılan a-normal olan taraflarından bahsedilebilir. Cinsellik, cinsel tercihler, takıntılar, aşırı normallikler?, toplumdan yansımalar sergide görülebilir.
Benim en çok etkilendiklerim; Stefan'ın odası ve Veronica Read'in 4 mevsimi, direkt olarak takıntıların, bizim hobi olarak adlandırdığımız uğraşıların, yaşam olduğunda ne olduğunu anlatır.
Ruhuma Asla, transeksüel bir hayatın, bir kişinin yaşamının doğallığını, duygularının samimiliğini gözler önüne seren, toplumdaki sınırlamaların dışında, çok özgür anlatımı olan bir ürün. Neyse işte, bazı şeyler tanımlanmaya çalışılmamalı belki de. Bilmeyen gözler, yanlış yorumlamalarda bulunabilir. Gezilesi, görülesi..

Kasım 21, 2010

Kendi kendinin elemanı olmayan kümelerin kümesi kendi kendisinin elemanı mıdır?
mantıksal ve semantik paradoks-Bertrand Russell

Kasım 14, 2010

Tarih boyunca sanatçılar, mimarların gözlerini açmış, aynı yere bakmaktan bulanan kafalarına bir damlayla müdahale ederek, kafalarını kaldırmalarını sağlamış. Candaş Şişman'ın portfoliosu da bir çok yönden çok ilham verici, nerdworkingle yaptığı işler gelecek ve bugün arasında ipuçları veriyor sanki. Hı bir de Wax Tailor için yaptığı albüm kapağı da çok leziz

http://www.csismn.com/


+++++++++ Sebastian Neitsch var bir de Santal İstanbul Track/09'da görmüştüm, santral müzesi üzerinden bir şeyler yapmışlar. İki kişinin birbirleriyle alakası var mıydı hatırlamıyorum ama benim hafızamda öyle bir alaka oluşmuş.

http://www.graffitiartmaps.com.br/sem-categoria/os-gemeos-blu-em-lisboa/

Kasım 13, 2010

bugünlerde hiçbir şeyden haberim olmaz oldu. Eskiden olsa sokaklarda bu şehir bir şeyler olacağını ilan eder, pek de zorlanmadan bilgilenmiş olurdunuz. Kısa film festivali daha bugün bitmişken, 1001 belgesel daha yeni geçmişken, hatta blues festivalinden haberdar olunmamışken, hayat sonradan duyulan haberleri yüzünden yarım kalmış duygusu uyandırarak, ben de bir eksiklik bırakıyor. Ya eskisi kadar çok şey yapmak istemiyorum, ya fırsatlar eskisi kadar önüme çıkıvermiyor, ya da öyle bir şey işte... Bu aralar daha sık beady belle dinliyor, daha çok yalnız kalıyorum, yani kendimle... Bir de bozulan altın jaklı kulaklığımın yerine bugün yenisini aldım, ayrıca sipariş ettiğim tango ayakkabılarımı sabırsızlıkla bekliyorum.
Böyle şeyler. ufak şeyler. büyük şeyler.